Sign in to continue — we’ll finish this for you. No account? Sign up
Dağlı
Description in Turkish
Her şey güzel güneşin ve eşsiz gökyüzünün altında Senharip’e su gibi akışkan görünüyordu. Birbirini dizi dizi takip eden duvarlarla sarılmış, büyük kemerleriyle dört köşeye yayılan çarşılarda sarıklı Kürtlerden başka siyah kuşaklı Hristiyanlar, beyaz entarili Araplar, Sarı eşarplı Yahudiler, Ermeniler büyük bir hareketliliğin içinde ne varsa kaybolup gidiyordu.
Derken Hint baharatlarının keskin kokuları duyulmaya başlandı. Satıcılar, şişmiş çuvallarının tıka basa doldurulmuş küfelerinin önünde mallarını övüyordu. Nasır ve maiyetindekiler, kendilerini iki büklüm selamlayan satıcıların önünden geçerek alışveriş yapan kalabalığın içine karıştılar. Türlü şekerlemelerin, tatlıların vitrinleri süslediği şekerciler mahallesinden Hint ve Çin baharatlarının keskin kokuları arasında Attarlar çarşısına geçtiler. Telkarî işi bıçakların, hançerlerin, Şam ibriklerinin sergilendiği bakırcıların ritmik tıkırtısının yükseldiği yerleri geride bıraktıklarında, kalabalığın arasına karışmış olan hırpanî kılıklı dilenciler, ayak takımından kimseler de Senharip’in dikkatinden kaçmadı. Cevahirciler, saraçlar, bezzazlar, semerciler, kazancılar, terziler derken Meyafarkin’in simgesi olarak bilinen Bezciler Çarşısı’na vardılar. Çarşının girişinde amcasının atından inmesi Senharip’i oldukça şaşırttı. Nasır çarşıya girerken yanına Senharip’i ve muhafızlardan ikisini aldı. Özellikle kadınların ilgisini çekecek cinsten zengin kumaşların stoklandığı bu çarşıda; Buhara’da, Semerkant’ta, Bağdat’ta, Şam’da Konstantiniye’de bulunabilecek her şey sergilenirdi. Çin ipekleri, Hint brokarları, Türkistan keçeleri, kaşmirler Merv’den getirtilen ipekliler göz alıyordu.
▾ Read more▴ Show less
Available for Swap
0Nobody is offering this for swap right now.
Notify me when availableReviews
Bu kitaba henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.