Devam etmek için giriş yapın — işleminiz tamamlanacak. Hesabınız yok mu? Kaydolun
Kaygısız Bir Sardunya
Peygamber gibi seviyordum onu, kördüğüm misali,
kıssayı bilmeye gerek yoktu, kördüğüm çözülmezdi. Ancak bir
vedanın da arifesiydi, bayramı annesiz geçiren bir çocuk gibi
üzgün. Ateş orada kalmıştı, uçurtmayı bağladığımız ağacın
yanında, utangaç bir ateşti ama bu, cehennem gibi değildi.
Cehennem benim içimdeydi. Tüm günahkârları bağrıma
basıyordum o vakit. Cennete yer kalmamıştı kalbimde. Bir
ayet inmiş gibiydim Hira’da, bir başına. Ve veda edemeyecek
kadar korkaktım.
Şiire, şaraba yemin olsun ki, Tanrı incir ve zeytine ant
içerdi, ben şiir ve şarap diyorum, itaat etmiyorum diye
kızıyorsun belki bana ama elimden başka bir şey gelmiyor.
Biraz şarap, biraz şiir, biraz isyan iyi geliyor bana.
Gidiyorum ve sana şiir okuyorum, ben burada kaldım,
devamını sen getir. İçinden geleni yaz, gelmiyorsa da bir dua
oku ikimiz adına...
“Pencere kenarında eski perde, sarı, çiçek açmış ağaç
hatmi eflatun, yoğurt kabında kaygısız bir sardunya, kırmızı ve
taze bir veda ertesi gri…”
▾ Devamını oku▴ Daha az
Takasa Açık
0Şu an takasa açan yok.
Takasa çıkınca haber ver