Devam etmek için giriş yapın — işleminiz tamamlanacak. Hesabınız yok mu? Kaydolun
Uzak Deniz Gemilerinden Birinde
“Oysa affedilecek tek bir yanı olmayan sen, şimdi af diliyorsun. Tanrıdan, rabbinden, insandan, insanoğlundan, kadından, erkekten, senden, benden, ondan. Sizden, sizlerden, yeraltında kalan tüm yurttaşlardan…. Aklında bir fikir var. Mucit olacaksın her şeyden öte. Bir şeyler, bir şeyler bulacaksın. İnsana fayda eden, insanı yüceleştiren bir şeyler. Değil mi? İlaçlarını eksiksiz kullanıyorsun, biliyorsun kullanmadığın vakit ne olacağını, neleri kestirip atacağını. Senin nefretin sadece ülkene değil, hayır sen o değilsin.”
Hakan Kaya, öykülerinde ‘ölülerle yürümem’ derken bile ustalarının izini sürmekten vazgeçmiyor. Ustalarını metnin merkezine yerleştirmiyor, seslerini uzak denizlerden gelen bir uğultu gibi duyuruyor. Kaya’nın öykülerinde bir ses var: öfkeli ama kırılgan, kesik ama akışkan. Her sayfada aynı sorular dönüp duruyor: Ne için yaşıyoruz? Neden yazıyoruz? Ne zaman duracağız?
Babalar, oğullar, içi sessiz evler, intiharlar, saatçiler, hastaneler, balıkçılar, kentlerde kaybolmuş yazarlar… her birinde kendi gölgesiyle konuşuyor, her birinde kendi sonunu arıyor.
Hakan Kaya, geleneği iyi tanıyan ama gerektiğinde hiç tereddüt etmeden onu reddedebilen öyküler yazıyor.
▾ Devamını oku▴ Daha az
Takasa Açık
0Şu an takasa açan yok.
Takasa çıkınca haber verYorumlar
Bu kitaba henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.