Inicie sessão para continuar — concluímos a ação por si. Não tem conta? Registe-se
Zula'dan
Descrição em turco
Atmacaların ve Şahinlerin gökyüzüne meydan okuduğu Karadeniz’in yemyeşil ücra bir Laz Köyünden yola çıktı yüreğim… Kemençe ve Tulum’un yanık sesiyle yoğrulmuş şehvetle horon oynayan, çay ve fındık parasından mucize yaratan, Hopa, Arhavi, Fındıklı, Borçka, Ardeşen, Pazar ve adını sayamadığım Karadeniz’in küçük kasabalarında, dizleri ve omuzları yük taşımaktan aşınmış, gurbetçi, emekçi, yağmura tutsak şehrin insanları içinde büyüdüm. Gaz lambasına ve kara lastik pabuçlarına elveda diyen, ekmek kavgası uğruna asırlık baba ocaklarından gözü arkada ayrılan, genç yaşta kansere yenik düşen canlarını toprağa emanet eden, göçlerin yolcusu Lazlar, Hemşinliler, Gürcü’ler, Doğu Karadenizliler… Suyu satılan, ağacı kesilen, üç kuruşa peşkeş canım memleketimin asi ve gururlu insanları… Aynı kaderi paylaştığım sizler gibi ben de dağların sise boğulduğu yağmurlu bir havada terk ettim memleketi… Cebimde diplomam ve bozuk şivemle çıktım bu yola… Kulağımda babamın kemençesinden çıkan nağmelerle geçtim boğaz köprüsünü ve merhaba dedim İstanbul’a… O cilveli nazlı kıza… Aslında kaçmak istemiştim yağmurdan, yalnızlıktan… Ama nereden bilebilirdim ki bir gün hasret kalacağım memleket yağmuruna, Kemençe ile Tulum’a… Hiç hesapta yokken, adına şiir yazdım bu dibi delik ayrılıkların başkentine… Özlemi, İhaneti, kavgayı, adaletsizliği gördüm, yaşadım İstanbul’da… Oysaki ne kadar huzurluydum o küçük kasabamda…
▾ Ler mais▴ Ocultar
Disponivel para Troca
0Ninguem esta oferecendo esta troca agora.
Avisar quando disponívelAvaliacoes
Bu kitaba henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.